Ruhsal Hastalıklarda İlaç Kullanımı

Ruhsal Hastalıklarda İlaç Kullanımı

Dünya sağlık örgütünün yaptığı araştırmalara göre son yıllarda ruhsal hastalıklarda, özellikle depresyon ve kaygı bozukluklarında oldukça fazla bir artış görülmektedir. Bunun karşısında, ruh hekimleri olarak görev yapan psikiyatristler hastalarını ilaç kullanımına yönlendirirken, terapi yaparak iyileşmede rol sahibi olan psikologlar ise kişinin psikolojik sağlık durumunun geliştirilmesi üzerine terapilerinde çalışmaktadırlar.

Ruh sağlığı alanında daha gelişmiş politikalar ile çalışan ülkelerde psikiyatr ve psikologların birlikte çalıştığı, entegre bir sistemin olduğu görülmektedir. Böyle sistemlerde, hastaya ilaç kullanımının mı yoksa terapinin mi iyi geleceği, bir kurul tarafından belirlenmektedir.

Ülkemizde Bu Alandaki İlaç Kullanımı Nasıldır?

Ülkemize bakıldığında ise terapi hizmeti, halkın yarısından fazlasının karşılayamayacağı kadar yüksek maliyetlerde verilmektedir. Bu durumda, kişiler direk olarak devlet hastanelerindeki psikiyatrlara başvurmakta ve baş ağrısına verilen ağrı kesiciler veya gribe verilen antibiyotikler gibi birer ilaç istemektedirler.

Bu şekilde ruhsal hastalıklardan kurtulacağını düşünmek kişiler için çoğunlukla bir yanılgıdan ibaret olmaktadır. Zira psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde süreklilik ve entegre çalışma çok önemlidir.

Yalnızca ilaç tedavisi çok eksik bir tedavi olacağı gibi, yalnızca terapi almak da bazı durumlarda faydasız olacaktır.

Örneğin, depresyon gibi yaygın bir ruhsal hastalıkta, beyindeki bazı kimyasal sistemler bozulmakta, kişi artık eskiden zevk aldığı şeylere ilgi duyamamakta ve hayata karşı isteksiz olmaktadır. Bu durumda, kişiye verilen tedavinin hem ilaç tedavisi hem de terapiyi kapsaması gerekmektedir.

Beyindeki dopamin sistemi tedavi edilmedikçe terapide gösterilen çabalar eksik kalacak ve kişi kısa süre sonra tekrar depresyona girebilecektir.

Diğer durumda, kişi yalnızca ilaç tedavisine başvurur ve psikoterapi almazsa, beyindeki kimyasal sistemler düzeltilecek ancak depresyonun psiko-sosyal diğer sebepleri tedavi edilmeden kalacaktır. Bu durum bir yarayı dezenfekte etmeden, içini temizlemeden kapatıp kişiye ağrı kesici vermeye benzeyecektir ki kişi kısa bir süre sonra tekrar aynı yaradan şikayet edebilir.

Ruhsal Hastalıklarda Kullanılan İlaçlar Zararlı ve Bağımlılık Yapıcı Mıdır?

Bu düşünce psikoterapistlerin çoğunlukla karşılaştığı bir ön yargıdır. Hastaların bazılarında ilaçlara karşı olan bu ön yargı dolayısı ile ya hiç kullanmama ya da hemen bırakma gibi sorunlar görülebilmektedir. Psikiyatrik ilaçlar çoğunlukla birkaç ay kullanıldıktan sonra asıl faydalarını göstermekte ve tedavi o aylarda başlamaktadır.

Ancak çoğu hasta, ilk aylarda ilaçlarda görülen yan etkiler sebebi ile daha kötüye gittiklerini düşünüp bırakmaktadır. Bu konuda dikkat edilmesi gerekenler; doğru ilacın doğru dozda kullanılması, sonuç görmek için acele edilmemesi ve gereksiz ilaç kullanımından sakınılmasıdır.

Bir önceki sağlık bilgisi yazımız olan Distoni hastalığı belirtlieri, tedavisi başlıklı makalemizde beyin hastalıkları, beyin hatalıkları ve distoni hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca öğrenmek istediğiniz veya paylaşmak istediğiniz bilgiler varsa konu altından yorumla iletebilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 23 Kasım 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın